YARIN’IN KLASİĞİ : MAURICE LACROIX

Yazımın başlığı, Maurice Lacroix’nın eski bir reklâm sloganıdır. Bir marka, temsil ettiği değerleri ve sıra dışı modellerini, bu kadar az sayıda kelime ile ancak bu kadar iyi ifade edebilir…

Saatleri artık hiçbirimiz ihtiyaçtan takmıyoruz. Amacımız; farklı olmak, hatta bazen kolumuzda bir sanat eseri, dünyanın hala işgören en ufak mekanik mekanizmasını taşıma isteği, sıradanlıktan uzaklaşmak, yakıştırmak ve fark edilmek arzusudur.

Ağustos ayında 75 yaşına basacak olan iki Oscar sahibi ünlü aktör Dustin Hoffman’ın bile Blick Sport gazetesindeki Almanca röportajında “Ben çok az yaşadım” dediği gibi yaşam su gibi akıp geçiyor. Bu süreyi kaliteli yaşamak hepimizin amacı olmalıdır.
Maurice Lacroix saatlerini Türkiye’ye ithal edildiğinden beri satarım. Bugüne kadar olan izlenimim, Maurice Lacroix kullanıcılarının özellikle kaliteyi yaşam tarzı olarak benimsemiş insanlar olmasıdır.
Maurice Lacroix saatleri, kasasından makinesine kadar kendi fabrikalarında üretilmektedir. Bu özelliğiyle Maurice Lacroix, birçok meşhur ama içi boş fason imalat saat markalarından farklılık gösterir.
Yazının devamında sadece göze hitap etmek istiyorum. Derler ya “Fazla söze ne hacet”…
mp7068-ps101-190-_main 3 MP6508_SS001_330-K
Dustin Hoffman’ın 14 senedir kullandığı Masterpiece Calender Retrograde (solda) ve bu modelin yeni versiyonu
MP7158_SS001_901-k PT6118-SS001-330-k
Masterpiece Carree Seconde (solda), kare şeklindeki saniye gösteren çarkıyla fark yaratıyor. Sağda ise iki ayrı yerel saat ve gece-gündüz göstergeli sıra dışı Pontos Decentrique GMT var.
lc1087-ss001-160-k 10668_14752_square-k (1)
Le Classique Chronograph Moonphase Ladies (solda)  ve Le Classique Date Ladies.

1724 defa okundu

5,127 total views, 1 views today

Bir cevap yazın