İNSANIN YAŞAMA RİTMİNE GÖRE SAAT İLERLER

Ömer Hayyam’ın aşağıdaki dörtlüğüne nazire yapan duvar saati:
(Saat kadranındaki ‘Now’ şuan, şimdi demektir)

Geçmiş olan dünden hiç yad etme
Yarın da gelmemişken feryad etme
Düşünme geleceği de geçmişi de
Şimdi sen ol da yaşamı berbad etme

27 yıllık Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin (BÜMED) ayda bir yayınlanan “Boğaziçi” dergisi, Kasım 2011 sayısında zamanın izinden giderek kendini yeniledi ve zamanı irdeledi. Saatçilik konusunda da, saatlere derinden bağlı Boğaziçilileri ziyaret ettiler. Benimle yaptıkları röportajdan birkaç alıntı:

“…..quartz pilli saat her yerde var artık; fırının üstünde bile var. İnsanlar kollarında değişik bir saat taşımak istediler. Bir usta eseri olsun dediler.”

Saat artık kişiye özel oldu. Tasarım ve mühendislik saatte çok önemli. Tasarım saatler çıktıktan sonra çok değişik modeller piyasaya sunuldu. Fakat çoğu da çok uçuktu. Firmalar bu modellerin reklâmları yapıldığı için aldılar, vitrinlerine koydular ancak başarısız oldu, çok fire verdiler.

Tasarım ve mühendislik iyi olursa o zaman yıllara meydan okuyan klasik dediğimiz saatler ortaya çıkıyor.”
Mekanik saati el halısına benzetmişimdir hep, farklıdır, ustanın dokunuşunu hissedersiniz, pilli saat kadar kusursuz değildir belki zamanı ölçme açısından ama daha gerçek bir saat gibi duruşu vardır.
En iyi saat diye bir kavram yok; yalnızca iyi saatler var. En pahalı saat en iyi saat olmayabilir…
Çok pahalı markalar var ama pahalılığın nedeni kullandıkları materyal veya az miktarda üretim yapmaları, çok reklam kullanmaları, çok meşhur insanların bu saati kullanması olabiliyor
Bu piyasada çok eski tüccarlar, çok eski firmalar var. Hayatı işinden ibaret olan, işinden başka hiçbir konuya bir dakika bile ayıramayan insanlarla karşılaştık, vakit nakittir hesabı, ama çoğu da nakdini bozamadan vefat etti.
Merak edenler dergide çıkan bu röportajın tamamına aşağıdaki yazıyı tıklayarak ulaşabilirler:
Röportaj görseli(1)

328 defa okundu

2,773 total views, 1 views today

Bir cevap yazın